Emirhan
New member
TBMM başkan yardımcısı kimdir? Aslında soru tek kişiyi değil, Meclis’in dört kritik yüzünü işaret ediyor
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündelik dilde sık sık “başkan yardımcısı” deniyor ama kurumun resmî karşılığı “başkanvekili”. Üstelik burada tek bir isimden söz edilmiyor. 22 Nisan 2026 itibarıyla TBMM’de görev yapan başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Tekin Bingöl, Pervin Buldan ve Celal Adan. Yani sorunun kısa cevabı bir kişi değil; Meclis’in siyasal dağılımını da yansıtan dört ayrı isim. TBMM’nin resmî Başkanlık Divanı sayfası ile başkanvekilleri sayfası, bu dört ismi güncel olarak doğruluyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])
Bu tablo rastgele oluşmuş bir liste değil. Söz konusu isimler, 28’inci Dönem ikinci devre için 12 Haziran 2025’te yapılan seçimle Başkanlık Divanı’na geldi ve sonuçlar daha sonra Resmî Gazete’ye yansıdı. Dolayısıyla burada konuştuğumuz şey, yalnızca protokolde adı geçen figürler değil; doğrudan doğruya Genel Kurulun işleyişinde söz, usul ve oturum düzeni bakımından etkili bir mekanizmanın taşıyıcıları. Bekir Bozdağ AK Parti’den, Tekin Bingöl CHP’den, Pervin Buldan DEM Parti’den, Celal Adan ise MHP’den bu göreve seçildi. ([TRT Haber][2])
Bu yüzden “TBMM başkan yardımcısı kimdir?” sorusu, ilk bakışta biyografik gibi görünse de aslında daha büyük bir kapıyı aralıyor: Meclis’i kim yönetiyor, kürsüde kim oturuyor, söz sırasını kim belirliyor, gerilim anlarında hangi siyasi tecrübe devreye giriyor? Türkiye’de siyaset çoğu zaman liderler, grup başkanları ve parti genel merkezleri üzerinden konuşuluyor. Oysa Meclis’in asıl nabzı, bazen tam da bu daha az parlatılan ama oturumun tonunu belirleyen makamlar üzerinden okunuyor. Başkanvekilliği de onlardan biri. Resmî statü olarak Başkanlık Divanı’nın parçası olan bu görev, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanında, yasama sürecinin görünür ve görünmez ritmini taşıyan bir eksen oluşturuyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])
İsimlere tek tek bakınca da yalnızca partisel aidiyet değil, siyasetteki farklı damarlar görülüyor. Bekir Bozdağ, uzun yıllardır yürütme ve yasama tecrübesiyle devlet geleneği vurgusunu taşıyan bir siyasetçi profiline sahip. Tekin Bingöl, CHP çizgisinde Meclis pratiğini ve muhalefet tonunu temsil eden bir isim olarak öne çıkıyor. Pervin Buldan, DEM Parti siyasetinin en görünür ve deneyimli aktörlerinden biri; özellikle Kürt meselesi, demokratik temsil ve müzakere başlıkları söz konusu olduğunda simgesel ağırlığı yüksek. Celal Adan ise MHP’nin Meclis içi reflekslerini, milliyetçi siyasetin kurumsal sertliğini ve deneyim tarafını yansıtan bir figür. Bugünkü Başkanlık Divanı tablosuna bakıldığında, yalnızca dört milletvekili değil, Meclis’teki başlıca siyasal akımların kürsüye yansımış bir özeti görülüyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][3])
Tam da bu nedenle başkanvekilliği makamını yalnızca “başkan yokken yerine bakan kişi” diye okumak eksik kalır. Bu görev, parlamenter düzenin sinir uçlarından biridir. Çünkü Meclis’te bazen tartışmanın yönünü yalnızca konuşmacılar değil, oturumu yöneten kişinin üslubu, sabrı, kurala yaklaşımı ve kriz anındaki tutumu belirler. Bir birleşimde tansiyonun düşmesi de yükselebilmesi de çoğu zaman dakikalar içinde verilen usul kararlarına bağlıdır. Toplum ekran başında daha çok kavganın görünen kısmını izler; fakat perde arkasında oturumu yöneten makamın hukukla siyaset arasındaki ince çizgide nasıl yürüdüğü, tartışmanın meşruiyet hissini doğrudan etkiler. Bu, makamın sessiz ama güçlü tarafıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası da bu yüzden Meclis Başkanı ve başkanvekillerine özel bir konum tanımlar. Anayasa’nın ilgili hükmüne göre, TBMM Başkanı ve başkanvekilleri üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde ya da dışındaki faaliyetlerine, görevlerinin gereği olan hâller dışında katılamaz; ayrıca başkan ve oturumu yöneten başkanvekili oy kullanamaz. Bu hüküm teknik gibi görünür ama aslında çok şey söyler: Kürsüye oturan kişi, kendi partisinin doğrudan siyasi refleksiyle değil, kurumun tarafsızlık beklentisiyle davranmak zorundadır. Türkiye’de siyasetin sertleştiği dönemlerde bu hükmün ruhu daha da görünür hale gelir. ([Mevzuat][4])
Burada dikkat çekici olan nokta şu: Türkiye’de tarafsızlık çoğu zaman soyut bir ilke gibi tartışılır, fakat TBMM başkanvekilliği makamında tarafsızlık doğrudan sahada test edilir. Bir milletvekiline söz verilip verilmemesi, sataşma nedeniyle ek süre tanınıp tanınmaması, birleşime ara verilip verilmeyeceği, gerginliğin yatıştırılıp yatıştırılamayacağı gibi kararlar, yalnızca teknik prosedür değil, siyasal algı üretir. Muhalefet bu makamın tavrına bakarak “Meclis işletiliyor mu, bloke mi ediliyor?” diye sorar. İktidar ise aynı makam üzerinden “düzen korunuyor mu, kürsü denetim altında mı?” hesabı yapar. Kısacası başkanvekili, bazen bir yasa teklifinin kendisi kadar belirleyici hale gelebilir.
Bugün bu sorunun daha çok ilgi çekmesinin bir nedeni de zamanlama. TBMM’nin 22 Nisan 2026 tarihli Genel Kurul gündemi, 28’inci Dönem 4’üncü Yasama Yılı içindeki 85’inci birleşime işaret ediyor; ayrıca 23 Nisan 2026 Perşembe günü için TBMM’nin açılış yıl dönümü ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle özel gündemli toplantı planlandığı resmî gündemde açıkça yer alıyor. Yani Meclis yalnızca rutin yasama mesaisinde değil, sembolik ve siyasi ağırlığı yüksek bir eşikte bulunuyor. Böyle dönemlerde kürsüyü yöneten isimler daha görünür hale gelir; çünkü kurumun hem hukuki ciddiyetini hem de kamusal temsilini onlar taşır. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][5])
Bir başka deyişle, TBMM başkanvekilleri sadece usul memuru değildir; siyasi iklimin termometresidir. Türkiye’de yasama organının etkisizleştiği, tartışmaların gerçek karar merkezinin başka yerde olduğu yönündeki eleştiriler uzun süredir gündemde. Tam da bu yüzden Meclis’in iç işleyişindeki makamlar daha dikkatle okunmalı. Çünkü parlamentonun gücü yalnızca çıkardığı kanunlarla değil, tartışmayı ne kadar adil, açık ve kurallı yürütebildiğiyle de ölçülür. Başkanvekili, bu ölçünün görünen yüzüdür. Bazen tek bir oturum yönetimi, Meclis’in itibarını güçlendirebilir; bazen de tam tersine kuruma olan güveni aşındırabilir.
Sonuç olarak “TBMM başkan yardımcısı kimdir?” sorusunun bugünkü doğru cevabı şudur: Resmî unvanla başkanvekili olan dört isim görevdedir; Bekir Bozdağ, Tekin Bingöl, Pervin Buldan ve Celal Adan. Fakat asıl önemli olan, bu isimlerin yalnızca birer biyografi maddesi olmamasıdır. Onlar, Meclis’te siyasi temsilin, kurumsal tarafsızlık iddiasının, usul savaşlarının ve kamuoyuna yansıyan demokratik görüntünün birleştiği noktada duruyor. Türkiye’de siyaset çoğu zaman yüksek sesle yapılır; ama bazen en kritik şey, o yüksek sesin hangi kuralla, hangi sırayla ve kimin tokmağı altında yönetildiğidir. Başkanvekilliği makamının gerçek ağırlığı da tam burada başlar. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])
[1]: https://www.tbmm.gov.tr/kurumsal-baskanlik-divani "https://www.tbmm.gov.tr/kurumsal-baskanlik-divani"
[2]: https://www.trthaber.com/haber/gundem/tbmm-baskanlik-divani-uyeleri-resmi-gazetede-yayimlandi-910493.html "https://www.trthaber.com/haber/gundem/tbmm-baskanlik-divani-uyeleri-resmi-gazetede-yayimlandi-910493.html"
[3]: https://www.tbmm.gov.tr/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanvekilleri "https://www.tbmm.gov.tr/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanvekilleri"
[4]: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2709.pdf "https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2709.pdf"
[5]: https://www.tbmm.gov.tr/Gundem/GenelKurulGundemi "https://www.tbmm.gov.tr/Gundem/GenelKurulGundemi"
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gündelik dilde sık sık “başkan yardımcısı” deniyor ama kurumun resmî karşılığı “başkanvekili”. Üstelik burada tek bir isimden söz edilmiyor. 22 Nisan 2026 itibarıyla TBMM’de görev yapan başkanvekilleri Bekir Bozdağ, Tekin Bingöl, Pervin Buldan ve Celal Adan. Yani sorunun kısa cevabı bir kişi değil; Meclis’in siyasal dağılımını da yansıtan dört ayrı isim. TBMM’nin resmî Başkanlık Divanı sayfası ile başkanvekilleri sayfası, bu dört ismi güncel olarak doğruluyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])
Bu tablo rastgele oluşmuş bir liste değil. Söz konusu isimler, 28’inci Dönem ikinci devre için 12 Haziran 2025’te yapılan seçimle Başkanlık Divanı’na geldi ve sonuçlar daha sonra Resmî Gazete’ye yansıdı. Dolayısıyla burada konuştuğumuz şey, yalnızca protokolde adı geçen figürler değil; doğrudan doğruya Genel Kurulun işleyişinde söz, usul ve oturum düzeni bakımından etkili bir mekanizmanın taşıyıcıları. Bekir Bozdağ AK Parti’den, Tekin Bingöl CHP’den, Pervin Buldan DEM Parti’den, Celal Adan ise MHP’den bu göreve seçildi. ([TRT Haber][2])
Bu yüzden “TBMM başkan yardımcısı kimdir?” sorusu, ilk bakışta biyografik gibi görünse de aslında daha büyük bir kapıyı aralıyor: Meclis’i kim yönetiyor, kürsüde kim oturuyor, söz sırasını kim belirliyor, gerilim anlarında hangi siyasi tecrübe devreye giriyor? Türkiye’de siyaset çoğu zaman liderler, grup başkanları ve parti genel merkezleri üzerinden konuşuluyor. Oysa Meclis’in asıl nabzı, bazen tam da bu daha az parlatılan ama oturumun tonunu belirleyen makamlar üzerinden okunuyor. Başkanvekilliği de onlardan biri. Resmî statü olarak Başkanlık Divanı’nın parçası olan bu görev, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yanında, yasama sürecinin görünür ve görünmez ritmini taşıyan bir eksen oluşturuyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])
İsimlere tek tek bakınca da yalnızca partisel aidiyet değil, siyasetteki farklı damarlar görülüyor. Bekir Bozdağ, uzun yıllardır yürütme ve yasama tecrübesiyle devlet geleneği vurgusunu taşıyan bir siyasetçi profiline sahip. Tekin Bingöl, CHP çizgisinde Meclis pratiğini ve muhalefet tonunu temsil eden bir isim olarak öne çıkıyor. Pervin Buldan, DEM Parti siyasetinin en görünür ve deneyimli aktörlerinden biri; özellikle Kürt meselesi, demokratik temsil ve müzakere başlıkları söz konusu olduğunda simgesel ağırlığı yüksek. Celal Adan ise MHP’nin Meclis içi reflekslerini, milliyetçi siyasetin kurumsal sertliğini ve deneyim tarafını yansıtan bir figür. Bugünkü Başkanlık Divanı tablosuna bakıldığında, yalnızca dört milletvekili değil, Meclis’teki başlıca siyasal akımların kürsüye yansımış bir özeti görülüyor. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][3])
Tam da bu nedenle başkanvekilliği makamını yalnızca “başkan yokken yerine bakan kişi” diye okumak eksik kalır. Bu görev, parlamenter düzenin sinir uçlarından biridir. Çünkü Meclis’te bazen tartışmanın yönünü yalnızca konuşmacılar değil, oturumu yöneten kişinin üslubu, sabrı, kurala yaklaşımı ve kriz anındaki tutumu belirler. Bir birleşimde tansiyonun düşmesi de yükselebilmesi de çoğu zaman dakikalar içinde verilen usul kararlarına bağlıdır. Toplum ekran başında daha çok kavganın görünen kısmını izler; fakat perde arkasında oturumu yöneten makamın hukukla siyaset arasındaki ince çizgide nasıl yürüdüğü, tartışmanın meşruiyet hissini doğrudan etkiler. Bu, makamın sessiz ama güçlü tarafıdır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası da bu yüzden Meclis Başkanı ve başkanvekillerine özel bir konum tanımlar. Anayasa’nın ilgili hükmüne göre, TBMM Başkanı ve başkanvekilleri üyesi bulundukları siyasi partinin veya parti grubunun Meclis içinde ya da dışındaki faaliyetlerine, görevlerinin gereği olan hâller dışında katılamaz; ayrıca başkan ve oturumu yöneten başkanvekili oy kullanamaz. Bu hüküm teknik gibi görünür ama aslında çok şey söyler: Kürsüye oturan kişi, kendi partisinin doğrudan siyasi refleksiyle değil, kurumun tarafsızlık beklentisiyle davranmak zorundadır. Türkiye’de siyasetin sertleştiği dönemlerde bu hükmün ruhu daha da görünür hale gelir. ([Mevzuat][4])
Burada dikkat çekici olan nokta şu: Türkiye’de tarafsızlık çoğu zaman soyut bir ilke gibi tartışılır, fakat TBMM başkanvekilliği makamında tarafsızlık doğrudan sahada test edilir. Bir milletvekiline söz verilip verilmemesi, sataşma nedeniyle ek süre tanınıp tanınmaması, birleşime ara verilip verilmeyeceği, gerginliğin yatıştırılıp yatıştırılamayacağı gibi kararlar, yalnızca teknik prosedür değil, siyasal algı üretir. Muhalefet bu makamın tavrına bakarak “Meclis işletiliyor mu, bloke mi ediliyor?” diye sorar. İktidar ise aynı makam üzerinden “düzen korunuyor mu, kürsü denetim altında mı?” hesabı yapar. Kısacası başkanvekili, bazen bir yasa teklifinin kendisi kadar belirleyici hale gelebilir.
Bugün bu sorunun daha çok ilgi çekmesinin bir nedeni de zamanlama. TBMM’nin 22 Nisan 2026 tarihli Genel Kurul gündemi, 28’inci Dönem 4’üncü Yasama Yılı içindeki 85’inci birleşime işaret ediyor; ayrıca 23 Nisan 2026 Perşembe günü için TBMM’nin açılış yıl dönümü ve Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle özel gündemli toplantı planlandığı resmî gündemde açıkça yer alıyor. Yani Meclis yalnızca rutin yasama mesaisinde değil, sembolik ve siyasi ağırlığı yüksek bir eşikte bulunuyor. Böyle dönemlerde kürsüyü yöneten isimler daha görünür hale gelir; çünkü kurumun hem hukuki ciddiyetini hem de kamusal temsilini onlar taşır. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][5])
Bir başka deyişle, TBMM başkanvekilleri sadece usul memuru değildir; siyasi iklimin termometresidir. Türkiye’de yasama organının etkisizleştiği, tartışmaların gerçek karar merkezinin başka yerde olduğu yönündeki eleştiriler uzun süredir gündemde. Tam da bu yüzden Meclis’in iç işleyişindeki makamlar daha dikkatle okunmalı. Çünkü parlamentonun gücü yalnızca çıkardığı kanunlarla değil, tartışmayı ne kadar adil, açık ve kurallı yürütebildiğiyle de ölçülür. Başkanvekili, bu ölçünün görünen yüzüdür. Bazen tek bir oturum yönetimi, Meclis’in itibarını güçlendirebilir; bazen de tam tersine kuruma olan güveni aşındırabilir.
Sonuç olarak “TBMM başkan yardımcısı kimdir?” sorusunun bugünkü doğru cevabı şudur: Resmî unvanla başkanvekili olan dört isim görevdedir; Bekir Bozdağ, Tekin Bingöl, Pervin Buldan ve Celal Adan. Fakat asıl önemli olan, bu isimlerin yalnızca birer biyografi maddesi olmamasıdır. Onlar, Meclis’te siyasi temsilin, kurumsal tarafsızlık iddiasının, usul savaşlarının ve kamuoyuna yansıyan demokratik görüntünün birleştiği noktada duruyor. Türkiye’de siyaset çoğu zaman yüksek sesle yapılır; ama bazen en kritik şey, o yüksek sesin hangi kuralla, hangi sırayla ve kimin tokmağı altında yönetildiğidir. Başkanvekilliği makamının gerçek ağırlığı da tam burada başlar. ([Türkiye Büyük Millet Meclisi][1])
[1]: https://www.tbmm.gov.tr/kurumsal-baskanlik-divani "https://www.tbmm.gov.tr/kurumsal-baskanlik-divani"
[2]: https://www.trthaber.com/haber/gundem/tbmm-baskanlik-divani-uyeleri-resmi-gazetede-yayimlandi-910493.html "https://www.trthaber.com/haber/gundem/tbmm-baskanlik-divani-uyeleri-resmi-gazetede-yayimlandi-910493.html"
[3]: https://www.tbmm.gov.tr/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanvekilleri "https://www.tbmm.gov.tr/turkiye-buyuk-millet-meclisi-baskanvekilleri"
[4]: https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2709.pdf "https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.2709.pdf"
[5]: https://www.tbmm.gov.tr/Gundem/GenelKurulGundemi "https://www.tbmm.gov.tr/Gundem/GenelKurulGundemi"